Ramiz Dayı’nın Ezel Dizisinde Söylediği En Güzel Sözler

Ramiz Dayı karakteri ile tanınan büyük tiyatrocu merhum Tuncel Kurtiz‘in ağzından çıkmış, her biri birer ders niteliği taşıyan muhteşem sözleri sizler için derledik.

Ramiz Dayı Sözleri

Bazı insanları kırmak gerekir yeğen, aslında kim olduklarını görmek için…

Ölüm gibidir sadakat. Bir kere çizgiyi geçtin mi geri dönüş yoktur.

Acı çekmiş hiç kimse, artık eskisi gibi değildir.

Bir insanı yalanlarla kazanmak yerine, doğrularla kaybetmeyi tercih ederim.

Daha önce acı çekmiş biriyle birlikte olun. Çünkü onlar mutluluğun değerini daha iyi bilirler.

Ağlaya ağlaya geldiğin dünyada, güle oynaya yaşayacağını mı sandın yeğen?

Bazen sırf hayatımızda kalmalarını istediğimiz için insanları affedersiniz.

Ben senin için boşa kürek çektiğimi, sen bir başka bir gemiye bindiğinde de anladım.

Oyunun sonuna geldiğinde, çoktan tükenmiştir gidecek olduğun yerlerin.

Öldürmek için gelen öldürmeden dönebilir ama ölmek için gelen… Ölmeden dönmez.

Yaptıkları ile küçülenler, laflarıyla büyüdüklerini sanmasınlar.

Seni önceden saçma sapan sevmişler Selma benimkisi ağır geldi tabi…

Ne umutlar fısıldarsa fısıldasın sana hayat, çeker gider sadık kalmaz sonunda.

Sözler verilir sözler unutulur ama gün gelir ihanet eden sadakat ister.

İnanıyorum söylediğini candan söylediğine, ama bugünkü kadar yarın bozulur çok kez.

Ara sıra kenara çekilip seyretmek lazım yeğen… Bakmak lazım kimde ne kadarız ve kim bizde ne kadar…

Bir insan ne kadar merhametliyse o kadar kazık yer.

Değişmek zordur yeğenim ama bazen. Aynı adam olmak daha zordur.

Sadakat ya birine doğru koşmaktır ya birinden kaçmaktır.

Aynı sofradan yemek yemişti dostlar… Masada karnı doyan kalktı ve düşman oldu dostuna.

Senin yerinden oynatamadığın taşlar var yeğen ama benim yok!

Hiçbir zaman öpüşecek birini aramadık, bizim içi ölsün de demedik. Hani biraz sevse üstünü biz tamamlardık.

Seni iki şey anlatır yeğen; hiçbir şeyin yokken gösterdiğin sabır, her şeyin varken sergilediğin tavır.

 Ezel Ramiz Dayı Sözleri

Kendi kendimize verdiğimiz sözü tutmak en çabuk unuttuğumuz şeydir; ne yapsak! Üzülme!

En çok sevdiğim iki insan yanımda gideceksek böyle gidelim yeğen, ha?

Bir şey olmuyorsa; ya daha iyisi olacağı için ya da gerçekten de olmaması gerektiği için olmuyordur.

Kaçınılmazdan kaçamazsın yeğen!

Bu hayatta iki şeye güvenirim kardeş. Biri aynaya baktığımda gördüğüme, diğeri ise yukarı baktığımda görmediğime.

Dön bak arkana yeğen. Gitmez” dediğin kaç kişi yanında?

İyi kötü ne varsa yapan kendisiyken, tutar suçu yükler kendinden başkasına.

Çırpınma boşuna yeğen! O hançer bir kere saplanınca, çıkarmaya kalktıkça iyice kalbine gömersin.

Silahı kullanacaksın ama sen tutmayacaksın!

Sırtını duvara dayayan mı köşeye sıkışmıştır? Yoksa arkasına dikkat etmeyen mi kardeş?

Bir kere ihanete uğradın mı, anılar sana bataklık olur yeğen. Hatırladıkça çekerler seni içeri. Hatırladıkça affetmek istersin yeğen.

Güç gizden gelir yeğen!

Ben hiç mutlu olamaya çalışmıyorum. Denk gelirse mutlu oluyorum, gelmezse canı sağolsun diyorum yeğen…

Cesurun bakışı korkağın kılıcından keskindir yeğen!

Dünyayı değiştirmek için yola çıktık olmadı, değiştiremedik dünyayı… He, ama dünyada bizi değiştirmedi…

Ben yalandan mı iyi ettim seni yeğen, yalandan mı çakalların elinden kurtardım? Ben seni yoktan var ettim.

Ben hayatta iki şeye güvenirim kardeş. Biri aynaya baktığımda gördüğüme, diğeri yukarı baktığımda görmediğime…

Hesap görmek, hesap etmekten zordur yeğenim.

Paran varsa insanlar seni tanır, eğer ki paran yoksa sen insanları tanırsın…

Zorunu benden duy yeğenim, herkese yalan söylemen yetmez artık… Bundan böyle bir başına kalsan da artık kendin olamazsın…

Gecenin bir yarısı sorgun bitti diyip açarlarsa kapını aslında niye açtıklarını da bilirsin evlat.

Çünkü affetmek, unutmak demek! Öncesini hatırladıkça sonrasını unutmak istersin.

Oyunun sonunda her yol, ayrı bir sondur.

Dostunu yanına da alsan, karşına da alsan, o her zaman seni vuracak bir pozisyon bulur.

Unutma! Bin kere dönsen o güne, bin kere ihanet edecekler sana. Herkes doğasının gereğini yapar. Bin kere ihanet etseler sana çaresi yok bin kere gidersin yanlarına.

Aileden biri ayrıldığında, yüzünü unutsan da, sesi kalır seninle. Yinede devam eder seninle konuşmaya.

Unutma insan paranın sahtesini yapar, parada insanın.

Nereye gidersen git şunu unutma. Herkes gün olur evine döner.

Unuttum demek bile hatırlamaktır.

Ezel Dizisi Sözleri

Bazen karşımızdakine “kendi adıma çok üzüldüm” diyemediğimiz için,”senin adına çok sevindim” deriz.

Tüm masumiyetiyle hayatımızda yer alan bu çocukların bu denli katledilmesine ve buna göz yuman duyarsızlara şaşırıyorum!

Bir kere aktı mı zamanın içinden, suyun yolu değişmez. Unutma!

Silemiyorsan karalayacaksın.

Kiminle güldüğünü belki unutabilirsin, ama kiminle ağladığını asla !

Affetmek ve unutmak iyi insanların intikamıdır.

Seni ölüme götürse de, Doğrudan asla şaşmayacaksın.

Köpeği köpek yapan sadakatidir yeğen.

Bir avuç kömür için, bir ömür verenlere. Dualarımız sizinle.

Sadakat sır saklamak mıdır? Sessiz kalmak mıdır? Kıyametin kopacağını bile bile.

Ve son sözü hep alın yazısı söyler.

Sevgiden kör olmaktır hep kaçtığın şeye, eninde sonunda yakalanmaktır sadakat.

Hayatın kuralı bu; ne kadar uzağa gidersen git, başladığın yere dönersin sonunda.

Sevdiğine sadık kalan adam, kendinden vazgeçen adamdır.

Sömürü ve işgal var ise ya istiklal ya ölüm diyen de vardır.

Sadakat sevdiğinin kalbini tutup avucunda tutmaktır. Sadakat gerektiğinde o yüreği fırlatıp yere atmaktır.

Kim kazanmışki ben kazanacaktım seni bu şehri.

Sadakat, başkası istedi diye hain olmak değilmiş. Sadakat; kendine sadık kalmakmış.

Ağaç da, sen ve ben gibi nefes alması lazım.Yakın çatarsan onları nefes alamaz.

Ailen olmadan kolay hedefsin düşmanlarına.

Sadakat ne menem şeydir bu sadakat?

Sen kendin için yalvarırsın, ben sevdiklerim için.

Ölüm gibidir sadakat pazarlığı olmaz bir kere çizgiyi geçtin mi yoktur dönüşü.

Aileden biri bıraktığında seni ya da sen bıraktığında aileni, karanlıkta hala çağırırsınız birbirinizi.

Sadakat ya birine doğru koşmaktır, ya birinden kaçmaktır sadakat erdem değildir aslında.

Bir babanın çaresizliği, çaresizliklerin en korkuncudur.

Baba ile çocuk, birbirine emanettir Tanrı’dan.

Teslim olunmadan sadık olunmaz…

Ne kadar değişirsen değiş nerede mutlu olduysan hep oraya çevirirsin kafanı.

Kaderimiz olan aşka değil de, aşkıyla kaderimizi değiştirene içelim!

Ne kadar terbiye etsen de susturamazsın içindeki canavarı.

Yemin etmeden bir daha düşün, çünkü sadakatle başlayan her şey ihanetle biter.

Geçmişe sorular soran kendi sesinin yankısını gerçek sanır.

Sadaka gibi verilmez sadakat, isteyen hepsini ister.

Sen adamlarına öldürmeyi öğrettin, ben ise ölmeyi.

İnsan bir gün gırtlaklayacağı tavuğu sevmeye kalkarsa, aç kalır!

Her şey kurşun olur sıkarsın kendi içine, Sevdiğini öldüren herkes bilir bunu.

Merak; aşktan daha güçlü bir şey. Bir kere âşık olunca bilirsin aşkın sana ne yapacağını, ama merak öyle değil. Eğer birini merak edersen, o merak seni alır götürür.

Aşk mı kaderi kovalar kader mi aşkı? Daha kimseler çözemedi bu bilmeceyi.

Verdiğimiz kanlı dersi alan gelip bize veriyor aldığı dersi.

Bu alemde en mühimi adaletin terazisini doğru tutmaktır.

Yalnızlığına iyi bak ve çok iyi sahip çık, kaç kişinin emeği var onda.

Yapacak bir şey kalmayınca, hiçbir şey yapmamak en iyisi.

Bazen sevdiğin insanları korumanın tek yolu onlardan uzak durmaktır.

Sevdiğini korumak için savaşman yetmezse eğer; en karanlık çare onun sevgisini öldürmektir. Sevdiğini kurtarmak için en kötü ihtimal, en son yol ona ihanet etmektir.

Küfür şeytana mahsustur, tövbe insana! Aşk kadına yakışır, sevmek adama.

Sevilmeyi hak etmediğini düşünen herkes yalnızdır. Sevmekten korkanın kaderi ise yalnız kalmak değil, nefret ettikleriyle baş başa kalmaktır sonunda.

Aşk mı intikam mı, mahkum mu, cellat mı… hep ikisinden birini seçmen istendi… Ama hep bir üçüncü şık var… O da ateşe atlamak…

Herkesin bir geçmişi vardır, bir de geçmemişi.

Güvercinin boynundaki o kırmızımtırak tüyler vardır ya, bir kere taktı mı güvercin o tasmayı boynuna başka birisini sevemezmiş, ama bazen fazla sevgiden güvercinler birbirlerini de öldürürlermiş, birbirlerinin gırtlağını deşerlermiş fazla sevgiden, o yüzden o kızıl tasmaya da güvercin gerdanlığı derlermiş.

Rüya gerçeğe ne kadar yakın olursa, uyandıktan sonra duyulan acı da o kadar büyük olur.

İyi niyetli kurbağa akrebe yardım eder. Akıntının ortasında kurbağa sırtında korkunç bir acı hisseder… İkisi de akıntının içine doğru sürüklenirken kurbağa sorar akrebe: “Niye yaptın akrep kardeş? Bak şimdi ikimiz de öleceğiz.” Akrep döner ve şöyle der: “napayım benim huyum bu.”

Bazen hayat seni öyle zorlar ki yolun başında kimdin unutursun.

Bazen öyle acır ki için değiştin sanırsın şimdi dersin… Şimdi her şeyi yapabilirim…

Eğer birisi seni aldatmışsa, bu onun suçudur. Eğer o kişi seni pek çok kere aldatmışsa bu senin suçundur.

Bir dönemi masalsı bir anlatım içinde anlatmasına rağmen içindeki acı gerçek bıçak gibi saplanıyor insana.

Mademki; bu dünya bile yok olacak bir gün, sevginin bitmesine insan neden üzülsün?

İki arkadaş; çaresi yok çarpışacak: iki düşman birbirine kavuşacak. Çaresi yok biri yalnızlığa kucak açacak. Diğeri haince yalnızlıktan kaçacak.

Yalnızlık, tek başına olmak değildir. Yalnızlık, pusuda bekleyen canavarla tek başına olmaktır.

Uykun gelmiyor diye gözlerini suçlama, Belki de o beklediğin uyku değildir.

Aynada kendine tahammül edemeyen adam yalnızdır.

Erkek aldatıldığında ihanete uğrar. Kadın aldatıldığında tercih edilmediğini anlar.

Kaygılanma çocuk, herkes ölür! Kimi toprağa, kimi yüreğe gömülür.

Herkes öldürür sevdiğini.

Delikanlı adamın silahı yüreğidir, oda tutukluk yapmaz.

Savaşırken göremezsin bazı savaşları kazanamazsın artık durmalı ve geri çekilmelisin.

Ne yaparsanız yapın, iyi bir adamın yüreğindeki iyiliği söküp alamazsınız!

Savaşmak aslında hasmınla savaşmak değil, sevdiklerinle savaşmaktır.

Bu sona nasıl geldim diye soruyorsan; kendine sorduğun ilk soruyu hatırlayacaksın!

Kadere inanan insan tesadüfe inanmaz. Tesadüfe inanan adamsa kaderini kendi elinde tutamaz.

Paranla şeref kazanma, şerefinle para kazan ki; paran bittiğinde, şerefinde bitmesin.

Bazen yaşamak için öldürmek zorundasın. Bazen yaşamak için içindeki sevgi seni öldürmeden sen onu öldürmek zorundasın.

Hayat öyle yüklenir ki üstüne durduğun yerde çatır çatır çatırdarsın.

Benim oyunumla senin oyunun bir değil kardeş, benim senden alacaklarımı senin bu masaya koymaya cesaretin yok!

Bu gün bi köprünün tam ortasında durdum, aşağıda alevler, arkamda melek, önümde şeytan, ikisi de aynı soruyu sordu… Kimsin sen, kimin tarafındasın…

Portakalı soymadan içinin iyi olup olmadığını anlayamazsın.

Geçmişe dönmek başka, geçmişi silmek başka. Bir kere aktı mı zamanın içinden suyun yolu değişmez.

Ben her şeyi olan ve kaybedeceği hiçbir şey olmayan insanım.

Elinden bir şey gelmeyince kabullenmek kolaydır.

Ezel Sözleri

Bir hata, gözden kaçan bir söz; her şeyi kaybetmektir.

En büyük arkadaştan en büyük düşman olur.

Sen hain değilsin. Sen sahibine aşırı sadıksın.

Ama kötülük öyle mi? Hep yanı başındadır insanın.

Naparsanız yapın, iyi bir adamın yüreğindeki iyiliği söküp alamazsınız!

Her cevap bir bilinmeyene çıkar.

Asıl çaresizlik kendine elimden geleni yaptım mı diye sormaktır.

Bir ihtimal daha var o da ölmek mi dersin?

Döktüğüm kanla akıp gitse her şey, bir vuruşta sonuna varılsa işin,

Düşmanı affetmek kolay,zor olan dostu affetmektir.

Gerçek niyetini kimse bilmeyecek.Kaderin sırrındır kaderini kimseyle paylaşmayacaksın..

Artık kaybedecek hiçbir şeyinin kalmaması, özgürlük olsa gerek.

Sen ağaç baltaya ne demiş bilirmisin kardeş? Ben senin beni kestiğine değil, sapının benden olduğuna üzülüyorum!

Sevmek; son kertede kaçınılmaz sona karşı çıkmaktır. Ama o sonu bile bile sevmek, gözünü son kez kapar gibi sevmek: O sevgide hapis kalmaktır.

Sana çekilen her bıçağın kınında, cevabını bilmediğin bir soru onun içindedir.

Ne gelecekse başına. Daha önceden gelmiştir mutlaka. Kaçınılmazı engellemek, Sırf karşı çıkmak değildir mutlu sona. Kaçınılmazdan kaçmak için, zamanı durdurmak yetmez. En başa dönmek gerekir. Başa dönmekse kapağı açmak değil doğru sayfayı çevirmektir.

Bazen insan başkasının ruhunu ararken kendi ruhunu teslim eder başkasına.

Oysa herkes öldürür sevdiğini. Kulak verin bu dediklerime! Kimi bir bakışıyla yapar bunu, Kimi dalkavukça sözlerle, Korkaklar öpücük ile öldürür. Yürekliler kılıç darbeleriyle, Kimi gençken öldürür sevdiğini, Kimi yaşlı iken. Şehvetli ellerle boğar kimi,Kimi altından ellerle. Merhametli kişi bıçak kullanır. Çünkü bıçakla ölen çabuk soğur. Kimi yeterince sevmez, Kimi fazla sever, Kimi satar kimi de satın alır. Kimi gözyaşı döker öldürürken, Kimi kılı kıpırdamadan. Çünkü herkes öldürür sevdiğini. Ama herkes öldürdü diye ölmez.

Bazen yeğen işleri yoluna koymak için sıkmayacaksın yumruğunu, açacaksın avucunu avucundakileri savuracaksın havaya. Bekleyeceksin, bekleyeceksin sana geri gelmelerini.

Herkesin kimseye anlatamadığı gizli bir sırrı, herkesin kimseye gösteremediği gizli bir yüzü vardır.

Çaresizlik aradığı çarenin belki tam önünde olması ama onu bulacak vaktin olmamasıdır çaresizlik.

Doğruluğun şaşmaz eli bize sunuyor, içine zehir döktüğümüz kupayı.

Çok uğraştım, insanların söküklerini dikmek için. Ama beceremedim! Anladım ki; sökük kişilikteyse, dikiş tutmuyor.

Geçmişe takılıp kalmak ne demek çok iyi bilirim. Artık orda olmayanı aramak ne demek cidden çok iyi bilirim.

Artık bir şeyi seçemem. Her yerde olmalısın.

Düşman kör nişancıdır da dost bilir nereden vuracağını.

Dört tane gerçek dost edin, tabutunu taşısınlar yeter.

Nokta koyduysan bir kere, çevirmeyeceksin virgüle. Ne soru kalmalı ne de tek bir soru işareti geriye.

Yanlış hayat doğru yaşanmaz.

Öbür dünyayı gözden çıkarır insan. Ama bu işlerin daha burada görülüyor hesabı.

Hani aynada aksini görür, gerçek sanır; vurur yumruğu, ayna kırılır, elin kanar.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir