Çocukları Uyuturken Okunabilecek 5 Güzel Masal

Çocuklarınız için okuyacağınız ev anlatacağınız en güzel masallar bu sitede sizleri bekliyor. Eğitici, öğretici ve keyifli masallar içeren sitemizden her yaş grubuna uygun masalları bulabilirsiniz. Klasiklerden Türk masallarına kadar pek çok esere buradan ulaşabilir ve kendiniz dahi boş vakitlerinizde okuyabilirsiniz.

Seçme Masallar

Gelmiş geçmiş en güzel ve öğretici masallar için sitemizi takip edebilirsiniz. Birbirinden güzel onlarca masalı dilerseniz bilgisayarınıza kaydedebilir ya da siteden okuyabilirsiniz. Sitemizde bulunan masal bölümünde sizler için seçilen en güzel masallar birbirinden farklı tasvirler ve eğitici öbekler ile sunuluyor. Akıcı ve eğlenceli içeriği ile okuduğunuzda ya da anlattığınızda sıkılmayacaksınız. Üstelik çocuklarınız ile daha çok paylaşımınız olsun isterseniz hemen sitemizi ziyaret edin.


Kırmızı Başlıklı Kız

Ormanda tek başına yaşayan yaşlı ve hasta nenesine her gün düzenli olarak yemek götüren kırmızı başlıklı kız bir gün yine annesinin hazırladığı yemekleri sepete koyarak ormanın yolunu tutmuş. Yolda giderken arkadan bir kurt onu takip ederek korkutmuş. Kırmızı başlıklı kız koşar adım nenesinin kulübesine ulaşmak istemiş ve koşmaya başlamış. Meğer kurt ondan önce kulübeye giderek nenesini bayıltarak onu yatağın altına saklamış ve nenesinin yerine geçmiş.

Kurdun niyeti kırmızı başlıklı kızın nenesine getirdiği nefis yemekleri yemek imiş. Kırmızı başlıklı kız sepeti nenesi zannettiği kurda vererek kulübeden çıkmış ve kurtla yeniden karşılaşmamak için koşar adımlarla evinin yolunu tutmuş. Kurtta kırmızı başlıklı kızın getirdiği yemekleri bir güzel oturup yemiş ve kulübeden çıkarak ormanın derinliklerinde kaybolmuş.


Üç Arkadaş Çocuk Masalı

Kedi, köpek ve kuzu baharın gelişi ile birlikte piknik yapmak istemişler. Bunun için annelerinden izin alarak evlerinden çok uzak olmayan yemyeşil otların ve buz gibi derenin şırıl şırıl aktığı bir piknik alanına gitmişler.

Piknik için kedi süt, köpek et ve kuzu da taze ve mis kokulu ot getirmiş. Çok güzel beraberce top oynamış, yürüyüş yapmış, yakalamaca oynamışlar. Sonra acıktıklarının farkına varınca beraber getirdikleri yiyeceklerini bir güzel yemiş ve karınlarını doyurmuşlar. Çok eğlenceli bir gün geçirirken bir de bakmışlar ki hava bulutlanmış ve yağmur yağacak gibi. Hemen hızlı adımlarla ıslanmadan evlerinin yolunu tutmuşlar. Bu mutlu günü beraber geçirdikleri için birbirlerine teşekkür etmişler.


Ağustos Böceği ve Karınca

Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde develer tellal iken, pireler berber iken, ben ninemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken bir karınca varmış. Bu karınca çok çalışkan bir hayvanmış. Yazın o sıcacık günlerinde hiç üşümeden tüm gücüyle çalışmış. Karıncanın bir de ağustos böceği arkadaşı varmış. Ağustos böceği de yaz boyunca ayaklarını uzatıp yatmış. Bol bol şarkı söylemiş ve eğlenmiş.

Derken kış gelmiş. Ama o sene öyle bir kış olmuş ki yağan karlardan kocaman tepeler oluşmuş. Karınca yazın biriktirdiği paralarıyla evini bir güzel ısıtmış, en güzel yemekleri yapıp yemeye başlamış. Ama ağustos böceğinin evinde ne yiyecek bir şeyler varmış ne de ısıtacak soba ya da kalorifer.

Ne yapacağını bilemeyen ağustos böceğinin aklına karınca gelmiş. Gidip arkadaşının kapısını çalmış ve ona derdini anlatmış. Karınca ağustos böceğini içeri davet etmiş. Sıcacık evde birlikte karınlarını doyurmuşlar. Ağustos böceği yaptığı yanlışı anlamış ve gelecek yaz karınca gibi çalışacağına dair kendine ve arkadaşına söz vermiş.

 


Aslan ve Fare

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde pireler berber iken develer tellal iken ben ebemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken ormanda yaşayan bir tane fare varmış. Bu fare bir gün ormanda gezinir iken bir tane uyuyan aslan görmüş. Fare ilk kez bir aslan gördüğü için çok şaşırmış. “Aman Allah’ım bu bir aslan olmalı” demiş. Aslanı daha yakından görmek için aslana yaklaşmaya karar vermiş. Aslana yaklaşınca merak içinde aslanı izlemeye başlamış. Tam aslana iyice yaklaştığı zaman aslan birden bire uyanıvermiş.

Aslan kükreyerek: ” söyle bakalım fare ne arıyorsun burada” demiş. Fare korkudan titremeye başlamış. “İlk defa aslan gördüm bu yüzden seni izliyordum.” demiş. Aslan: “Sana bu seferlik bir şey yapmayacağım, bir daha buralarda gezme” demiş. Fare de: “Teşekkür ederim aslan umarım ben de bir gün sana yardım edebilirim” demiş. Aslan kibir ile gülmüş ve: “Sen mi bana yardım edeceksin güldürme beni” demiş. Fare şöyle cevap vermiş: “Öyle deme aslan belki sana yardımım dokunur” demiş. Sonra da oradan uzaklaşmış. Aradan uzun zaman geçmiş.

Aslan ormanda gezinirken avcıların kurduğu ağa takılmış ve ağdan kurtulamamış. Tam o sırada fare aslanın zor durumda olduğunu görüp yanına gelmiş. Hemen aslanın takıldığı ağın iplerini kemirmeye başlamış. Böylece aslanı ağdan kurtarmış. Aslan fareye şunları söylemiş: “Bana yardım ettiğin için teşekkür ederim fare. Ben kendimi çok büyük görüp kibirlendim. Seni küçümsedim. Ama gün geldi senin yardımına ihtiyacım oldu. Meğer kibirlenmek yanlışmış. Artık kimseyi küçük görmeyeceğim.” demiş. Farenin yardımı aslana çok iyi bir ders olmuş.


Beril İkra

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman dışında kuzular melerken horozlar öterken masal ülkesinin birinde uykularının derin yerlerinde küçük uyku cücesi varmış. Uyku ülkesinde olan evinde sabahtan akşama kadar uyuklarmış. Günlerden birisinde Beril İkra diye bir çocuk tableti ile çok fazla vakit geçirmiş ve uyku saatini çoktan geçirmiş.

O sırada uyku cücesinin kulakları çınlamış. Hoplayıp zıplayarak Beril İkra’nın evini bulmuş. Odasına girmiş elindeki uykucu değneğiyle Beril İkra’nın gözlerine doğru eğilip kirpiklerine usulca değdirmiş. Ama uyku cücesinin çok şaşıracağı şekilde ters bir şey olmuş çocuk gözlerini daha da açmış. Uykucu cüce elinde olan değneğini tekrardan ona uzatmış. Çocuk gülümseyerek bu sefer uykuya dalmış.


 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir